92406 kayıt bulundu.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Amaçlama işine konu olmak
1. Bu olasılığın romanda amaçlanmış özellikleri içermediğini hemen söyleyebilirim.
1. Bu olasılığın romanda amaçlanmış özellikleri içermediğini hemen söyleyebilirim.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Amacı olmayan, gayesiz
2. zarf , zarf , zarf , zarf , Amacı olmayan, gayesiz bir biçimde, yönsüz, boş boş
1. Amaçsız, kararsız oraya buraya süzülürler.
1. Amaçsız, kararsız oraya buraya süzülürler.
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Amaçsız bir biçimde, amaçsızcasına
1. Bir gün Sahaflar Çarşısı'nda amaçsızca dolaşırken rastlantıyla eline bir kitap geçmiş.
1. Bir gün Sahaflar Çarşısı'nda amaçsızca dolaşırken rastlantıyla eline bir kitap geçmiş.
Telaffuz : amaçsı'zca
1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Hazır
Lisan : Farsça āmāde
Telaffuz : a:ma:de
amalierbaa
1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , İşler, işlemler
Lisan : Arapça aʿmāl
Telaffuz : a:ma:l
1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Malgama
Lisan : Fransızca amalgame
1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Matematikte dört işlem
Lisan : Arapça aʿmāl + erbaʿa
Telaffuz : a:ma:lierbaa
amanname, aman zaman
1. ünlem , ünlem , ünlem , ünlem , Yardım istenildiğini anlatan bir söz
1. Aman yakalayın.
1. Aman yakalayın.
2. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz
1. Aman, bir daha yapmam!
1. Aman, bir daha yapmam!
3. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz
1. Aman bırak beni! Aman, bu laflardan da bıktık!
1. Aman bırak beni! Aman, bu laflardan da bıktık!
4. Rica anlatan bir söz
1. Aman, acele etmeli, vakit geçiyor.
1. Aman, acele etmeli, vakit geçiyor.
5. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz
1. Aman, çocuğa iyi bakın!
1. Aman, çocuğa iyi bakın!
6. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir
1. Aman da ne güzel şey!
1. Aman da ne güzel şey!
7. Şaşma anlatan bir söz
1. Aman efendim, bana öyle şeyler söyledi ki donakaldım.
1. Aman efendim, bana öyle şeyler söyledi ki donakaldım.
Lisan : Arapça amān
1. şaşma, beğenme veya beğenmeme, korku vb. duyguları belirtmek için kullanılan bir söz
1. karşı koyan birini boyun eğmek zorunda bırakmak, zor durumda bırakmak
1. Galiba bu sene soğuk aman dedirtecek.
1. Galiba bu sene soğuk aman dedirtecek.
1. `sakın ha, böyle bir iş yapayım deme` anlamında kullanılan bir söz
1. Evi satacakmışsın, aman derim!
1. Evi satacakmışsın, aman derim!
1. önce direnirken zor karşısında boyun eğip canının bağışlanmasını dilemek
1. Bir düzine kadarı, aman dilemeye bile vakit bulamadan devrildi.
1. Bir düzine kadarı, aman dilemeye bile vakit bulamadan devrildi.
1. `mertliğinize güvenip size teslim olan düşmanın canına kıyılmamalıdır` anlamında kullanılan bir söz
1. canını bağışlamak, öldürmemek
1. Teslim olan halka aman vererek hepsini evlerine yolladı.
1. Teslim olan halka aman vererek hepsini evlerine yolladı.
1. rahat bırakmamak, göz açtırmamak
1. İri sivrisinekler gece gündüz aman vermiyordu.
1. İri sivrisinekler gece gündüz aman vermiyordu.
2. acımayıp öldürmek